Lozan Lausanne

2. Gün: Lozan (Lausanne)

Lozan Bayrağı
Lozan Bayrağı

İkinci günün üçüncü ve son durağı olan Vaud kantonunun başkenti Lozan’dayız. Lozan’daki gezi haritasına buradan ulaşabilirsiniz.

Lozan (Lausanne) Gezi Güzergahı

Yine sokaklarında kaybolmak istediğimiz bir şehrin simgesi olarak adlandırılan Lozan Katedrali’ne (Lausanne Cathedral) gittik öncelikle.

Günümüzde, kilisenin kalan orijinal parçası olan “gül penceresini” görmek için her yıl buraya binlerce turist geliyor. Burası eski şehrin ortasında yer aldığından Katedraldeki kulenin tepesine çıktığınızda unutulmaz Lozan manzarası sizleri bekliyor.

Château de Saint-Maire

Katedrali görmeye çıktığınızda, şehir tepesinin en kuzey ucunda bulunan, 1397-1425 yılları arasında inşa edilmiş bu kaleyi de görmeden dönmeyin.

Palais de Rumine

Vee geldik Lozan deyince aklımıza gelen ilk konuya… Lozan Antlaşması.

Ripon Meydanı‘na geldiğinizde, 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşmasının imzalandığı bu bina ile karşılaşıyorsunuz.

Bir Rus asilin oğlu olan Gabriel de Rumine ölümünde, halkın kullanımına tahsis edilmek üzere bir bina yapılması için 1.5 milyon İsviçre Frankı bırakmış ve 1892 yapımına başlanan binanın 1902 yılında açılışı yapılmış. Bu bina da hali hazırda beş müzeye ev sahipliği yapmaktadır.

* ÖNEMLİ NOT: Lozan Barış Antlaşmasının nerede imzalandığı konusu elbette bir doğrusunun olduğu ANCAK araştırma yaptığımız her kaynakta farklı yazılmış olduğunu gördüğümüz bir husus.

İlber Ortaylı’nın hürriyet.com.tr deki “Ben buraya Mudanya’dan geldim” başlıklı 28 Temmuz 2019 tarihli yazısında bu antlaşmasının Rumine Sarayında imzalandığı yazılmıştır. *

Hôtel Beau-Rivage Palace (Beau-Rivage Sarayı)

Lozan Barış Antlaşmasının, şu an otel olarak kullanılmakta olan bu sarayın Sandoz isimli odasında imzalandığı ve daha sonra İsviçre’nin, imzaların atıldığı masayı Türkiye’ye hediye ettiğine dair bilgiler içeren kaynaklar da bulunmaktadır. 🙄 (Lütfen bu gizemli sorunun cevabını bulabilen bizimle de paylaşsın)

Escaliers du Marché (Pazar Merdivenleri)

Place de la Palud ile Lozan Katedrali arasında, dar bir alana inşa edilmiş olması nedeniyle oldukça dik olan, 177 basamaklı ahşap bir merdiven veya hemen yanındaki Arnavut kaldırımlı bir yol bulunmaktadır. İsterseniz bu yolu kullanarak 1700’lü yıllarda yapılmış yolları arşınlayıp, çevredeki güzelliklerin de tadını çıkarabilirsiniz.

Place de la Palud (Palud Meydanı)

1675 tarihinde inşa edilen Belediye Binası (Hôtel de ville de Lausanne), on köşeli havzası 1557 yılında, heykeli ise 1585 tarihinde inşa edilmiş olan Adalet Çeşmesi (Fontaine de la Justice) ve Palud saatini (Horloge de la Palud ) de içinde barındıran, her Çarşamba, Cumartesi günleri Lozan’ın merkez pazarına ve her ayın ilk Cuma günü meşhur el sanatları pazarına ev sahipliği yapan bir meydandır.

Meydanda bulunan Fontaine de la Justice yani Adalet Çeşmesinin heykelinin eteklerinde üç insan figürü bulunmaktadır ve bu figürlerden biri de Kanuni Sultan Süleyman’ı temsil etmektedir.

Defalarca hırsızlığa tahribe uğrayan heykelin orijinali 1930 yılından bu yana Lozan Tarihi Müzesi‘nde saklanmakta ve şu an mevcut bulunan parçaları da takılı bulunan çipler sayesinde korunmaktadır.

Château d’Ouchy (Uşi Kalesi)

1170 yılında kule olarak inşa edilmiş olan bu yer, bir süre hapishane, rezidans ve tahıl ambarı olarak da kullanılmış; yaşanılan yangından sonra satın alan kişi tarafından restore edilerek bir otele dönüştürülmüştür.

Uşi kelimesi yine tarihten aşina olduğumuz bir kelime ve evet Uşi Antlaşması, 1912 yılında, Trablusgarp Savaşı sonunda İtalya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında, burada imzalanmış.

Lozan Olimpiyatlar Müzesi (Olympic Museum Lausanne)

Lozan Olimpiyatlar Müzesi, Olimpiyatlar ile ilgili sürekli ve geçici sergilerin bulunduğu, şehrin turist geçen ve her sene 250.000 kişinin ziyaret ettiği bir müze. Açıkçası biz gezmedik ancak her sene bu kadar turist çeken bir müzenin gezmeye değer bir yer olduğu düşüncesindeyiz.

Sauvabelin Tower

Eğer siz de bizim gibi Lozan’a hayran olduysanız; Sauvabelin ormanında bulunan, 35 metre yüksekliğindeki bu ahşap kuleden tüm şehir ile birlikte Léman Gölü, Alp Dağları, Jura  Kantonu (Canton of Jura) ve İsviçre Platosu’nu (Swiss Plateau) bir arada seyredebilirsiniz.

Quartier Du Flon (Flon Bölgesi)

“Reprendre le meilleur du passé pour construire le futur”

Geleceği inşa etmek için geçmişin en iyilerini al.

Bu bölge daha önce Flon isimli bir nehrin aktığı bir vadi iken nehir yer altına alınmış ve havza doldurularak burada nehrin hareketliliğini yaşatmaya devam eden bir mahalle kurulmuş.

Gece hayatının da gündüz kadar hareketli olduğu, farklı binaları ve heykelleri ile sokaklarının adeta bir açık hava sanat galerisini andırdığı ve dönemsel olarak birçok etkinliğin yapıldığı bir mahalle burası.

Bu arada başlığın eklentisinde açılan linkte bölge hakkında verilen lokal bilgilerde, İstanbul Grill & More isimli dükkanın, kebap tarifini yeniden yorumladığı söyleniyor…

Fondation de l’Hermitage

Bir bankacı olan Charles-Juste Bugnion 1841 yılında Hermitage adlı araziyi satın almış ve bu araziye 1842-1850 yılları arasında mimar Louis Wenger’in tasarlamış olduğu bir aile konağı inşa edilmiş.

Bahçesi ise Charles-Juste Bugnion’un karısı Jeanne-Marie Bugnion tarafından yeni, nadir ağaç türleri ile tasarlanmıştır.

Şu an varlığını bir vakıf bünyesinde devam ettiren konakta sergilenen bir koleksiyon olması ile birlikte dönem dönem farklı eserler de sergilenmektedir. (Gideceğiniz tarihlere bakılarak değerlendirilebilir.)

Collection de l’Art Brut

Vikipedi’nin anlatımı ile; “Aykırı Sanat Koleksiyonu”

Bazen tiyatro, bazen film ve bazen de sanatçıların özel koleksiyonlarının sergilendiği bir müze. Yorumlara göz attığımızda oldukça beğenilen bir müze olduğunu söyleyebiliriz.

Musée de l’Elysée

Charles-Henri Favrod tarafından 1985 yılında kurulmuş bir fotoğrafçılık müzesidir. Devamlı sergilenen özgün eserleri olmakla birlikte müze, zaman zaman başka eserlere de ev sahipliği yapmaktadır.

Müze 2011 yılında Charlie Chaplin’in kariyeri boyunca çektiği 10.000 fotoğraftan oluşan fotoğraf koleksiyonunu satın almış ve bu şekilde müze birçok ziyaretçiye ev sahipliği yapmıştır.

ANCAK müze, 34 yıllık geçmişine veda ederek 25-27 Eylül 2020 tarihlerinde yapacağı kapanış etkinlikleri ile (Covit-19 izin verirse) PLATEFORME (PLATFORM) 10’a taşınacağının ve eserlerini 2021’de burada sergilemeye devam edeceğinin bilgisini vermiştir.

PLATEFORME 10 (PLATFORM 10)

Ulaşımın oldukça kolay olduğu, mimarisi ile de adından epeyce söz ettiren bu dev interaktif sanat müzesi 2019 Ekim ayında kapılarını açmış ve yukarıda bahsettiğimiz müze de dahil birkaç müzeyi aynı yerde barındırmayı planlıyor.


İkinci gün mumumu da Lozan da söndürüyor, yukarıda yer alan haritan faydalanarak size de iyi gezmeler diliyoruz.

Ha son bir şey daha geldik aklıma…

Maalesef birçok blog yazarının şunu yemeden, içmeden dönmeyin tavsiyelerinden pek de olumlu bir sonuç alamadığımız için sizlere de böyle tavsiyelerde bulunmamayı tercih ediyoruz yazılarımızda.

Bir de biz gezmekten yemek yemeye pek fırsat bulamıyoruz ama yediğimiz zamanlarda da farklı şeyleri deneyimlemeyi tercih ediyoruz. Bu nedenle yazılarımızın sonlarında böyle farklı deneyimlere de yer vereceğiz. Deneyip denememek ise size kalmış… Yemeden, içmeden de dönebiliyorsunuz, biz denedik yani başımıza bir iş gelmedi. 🤭

EDİTÖRLER DENEDİ

Llao Llao Montreux

Dondurmanın yoğurt versiyonu diyebiliriz. İki çeşit yoğurda farklı çeşitleri bulunan sosları ekleterek veya bir Smoothie ile sıcak yaz günlerinde serinletici bir deneyim yaşayabilirsiniz.

Yazarken gördüm Lozan’da da bir şubesi varmış ancak biz Freddie Mercury Heykelinin arkasında kalan Montrö’deki şubesinde yedik. (interneti de var 😊)


Posted

in

,

by

Tags:

Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *